Sağlıklı Kilo veremiyorum, Ne yapmalıyım?

Kilo verememek ne yazık ki herkesin şikayet ettiği bir konudur. Özellikle günümüz şartlarında bakkaldan alacağımız su, ekmek gibi temel ihtiyaçlarımızı bile internetten sipariş edecek kadar hareketsiz bir hayatımız olmaya başladı. Bununla birlikte yediğimiz yemeklerdeki katkı maddeleri, soslar, ve özellikle dışarıda yenilen yemeklerde daha çok kullanılan kıvam arttırıcılar bir yandan sağlığımızı tehdit ederken, bir yandan da yüksek kalori miktarına sahip oldukları için aslında az yemek yediğimizi düşünüp aslında yüksek kalori almamıza ve sonucunda kilo almamıza sebep oluyor.

Ayrıca günümüzde yine yoğun iş temposu nedeniyle çoğu kişi düzenli beslenme imkanı bulamıyor. Diyetisyen tarafından diyet listesi verilse bile diyet listesine uymak neredeyse imkansız oluyor. Vücut düzensiz beslenme olduğu zaman kendini kıtlıkta gibi düşünür ve siz ne yerseniz yiyin depolamaya başlar. Vücudun deposu ise ne yazık ki yağdır. Dolayısıyla herkesten o klasik cümleyi duyarız ‘’ hiçbirşey yemiyorum kilo vermek istiyorum ama hala kilo veremiyorum ‘’ veya ‘’ su içsem yarıyor’’. Zaten bu sebeple aç kalarak yapılan diyetler sonucunda kişilerde sarkmalar ve yağ oranında artış görülür. Oysa düzenli beslenme olduğunda yani aslında aç kalmadan, düşük kalorili besinlerle sık sık beslenme durumunda vücut, zaten her an birşeyler yiyor olduğunuz için hiç depo yapmaz ve ihtiyacı dışında hiçbirşeyi tutmaz. Böylece kilo alma veya yağlanma oluşmaz. Bu yüzden kendinize bir beslenme alışkanlığı oluşturup buna uymanız gerekir.

Aslında kilo verdiren diyet veya kilo vermek için diyet diye başlanan diyetler hep yanlış sonuçlara götürür. Çünkü kilo vermek için diyet yapılmaz diyet bir yaşam şeklidir. Yani kendinize bir beslenme şekli belirleyim bunu yaşam biçimi haline getirmelisiniz. Tabi ki arada abartıp arada toparlıyacaksınız ama bu 5 yıldızlı premium ultra ultra herşey dahil plus bir otele gittiğinizde kendinizi kaybetmenize sebep olmamalı. Çünkü hayatınızda unutmamanız gereken en önemli iki adet kural olmalıdır.

  • Yediğiniz yemeğin lezzeti 1 lokma yesenizde 1 ton yesenizde değişmiyecektir.
  • Yemek veya içecek sizin olmayabilir ama mideniz sizin.

Yemeğe başlamadan önce bu iki altın kuralı unutmasanız aslında herşey çözülür. Tabi bu söylediğim herşey sağlıklı olduğunuzu varsayarsak geçerlidir. Ama eğer tiroid problemleri, hormonal bozukluklarınız veya yeme bozukluğu gibi psikolojik problemleriniz varsa diyetisyen diyetisyen gezmeniz veya kendinizi spora vermeniz sizi zayıflatmaz. Mutlaka ilgili doktor ile görüşüp öncelikle bu rahatsızlığın çözümüne başvurmanız lazım.

Tüm bunlar dışında hala zayıflayamıyorsanız artık cerrahi zayıflama yöntemlerini düşünebilirsiniz. Burada 3 ana yöntemden sözederiz. Yöntem seçerken en önemli parametre (VKİ) vücut kitle indeksi’dir. Bu endeks boyunuz ve kilonuz ile hesaplanan dünya çapında kabul görmüş olan bir orandır.

VKİ 19 ile 24 arası ise normal kilolu

VKİ 25 ile 30 arası ise aşırı kilolu

VKİ 31 ile 39 arası ise obez

VKİ 40 ve daha büyükse morbid obez diye tanımlarız.

Sonuç olarak eğer VKİ ölçümünüze göre morbid obez sınıfına giriyorsanız veya obez sınıfına girip eşlik eden obeziteye bağlı hastalıklarınız varsa tüp mide ameliyatından maksimum faydayı görürsünüz. Ama daha az kiloya sahipseniz ameliyatsız endoskopik yöntemler olan mide balonu veya mide botoksu yöntemlerinden birini tercih edebilirsiniz. Bunların arasındaki farklara gelince iki yöntem de 6 aylık sürede 15 – 20 kilo kaybı yaşamanızı hedefler. İki yöntem de ameliyatsız zayıflama yöntemidir. Mide balonunda midenin içi balonla doldurularak tokluk hissi oluşturulmaya çalışılır. Mide botoksunda ise mide kaslarının kasılması geçici olarak engellenerek yemeklerin daha uzun sürede sindirilmesi ve midenin daha uzun süre dolu kalmasını sağlayarak tokluk hissi oluşturur.

Yorum Yazın